Kamuoyu Duyurusu

“ESFELİ SÂFİLÎN”
İslam’da “hoşgörü” anlayışı, sadece Mü’min olanları değil, inancı her ne olursa olsun tüm insanları ve mahlûkatı kapsayacak şekilde geniştir. “Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü” düsturu ile yaşayan her bir Mü’min, etrafında olup bitenlere de bu minvalde bakar. Ancak dinine, vatanına, milletine ve bayrağına dil uzatanlar karşısında ise dimdik durur ve mukavemet eder.

Bu Dünya bir imtihan sahasıdır. Rabbimiz Teâlâ, Bakara Sûresi 256. Âyet-i Kerîmesinde:  “Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır.” buyurmaktadır. Yani, İslâm dışı olanların zorla İslâm’a dâhil edilemeyeceklerini, özgür iradeleri doğrultusunda yaşayabileceklerini, hatta ve hatta “ehl-i zımmî” sayılarak korunacaklarını beyan eder. Hâl böyle iken, her fırsatta İslâm’a saldıranların, dini değerlerle alay edenlerin; Mü’minleri aciz, cahil ve zavallı görüp, onların değer yargılarını ağızlarına sakız edenlerin yeri ve durumları ise farklıdır. Bu zihniyette ve ef’âl içerisinde bulunanları ise Kur’ân-ı Kerîm “Esfeli Sâfilîn” yani “aşağıların aşağısı” olarak vasıflandırmıştır.

“Bir de şunu sor: “Suyunuz çekiliverse size akarsuyu kim getirebilir?” (Mülk Sûresi 30)

Geçtiğimiz Cum’â günü, Türkiye genelindeki tüm camilerde yapılan ve dinimizce Sünnet olan Yağmur Duâsı, maalesef bugün birilerince alay konusu edilmeye çalışılmaktadır. Asıl gayeleri İslâm düşmanlığı olan bu sefil zihniyet, akıllarınca bilim ile İslâm’ı ayrı kefelere koymaya çalışmakta, böylelikle İslâm’ı ve dolayısıyla Mü’minleri aciz, cahil ve hurafeci olarak göstermektedir. Topluma hiçbir faidesi olmayan, sadece ürettikleri fitnelerle sivrilmeye ve vücut bulmaya çalışan bu ma’lûm gürûhu şiddetle la’netliyor; devlet büyüklerimizden “Düşünce Özgürlüğü” kavramını daha net ortaya koymalarını, bu kavramın arkasına saklanıp her fırsatta kutsallarımıza saldıranların ise caydırıcı cezalarla cezalandırılmalarını talep ediyoruz.

Whatsapp
İLKSEÇ Vakfı Çağrı Merkezi
İLKSEÇ Vakfı Çağrı Merkezi
Merhaba. Size nasıl yardımcı olabiliriz?